mesala yani # 2 faturalardan, kredi kartı ekstrelerinden başka yaşadığıma dair ne kanıt var? ödediğim borçlar dışında bu dünyadan geçtiğimi kanıtlayacak tek bir şeyim yok. kim bildi ki ne hissettiğimi, kim gördü gerçekten burada olduğumu?
18 aralık 2025 yaklaşık bir yıl önce burada yazmaya başladığımda bir şeyleri değiştirebileceğime inanarak yola çıkmıştım. ama olmadı. içinde olduğum çukuru daha da derinleştirmeyi başardım. finansal ve mental anlamda hiçbir ilerleme kaydedemedim. böyle olacağını az çok biliyordum aslında. yine de kendime bir şans vermek istedim. aslında şans vermeyi diledim; bir iyi niyet temennisiydi.
7 kasım 2025 eğer benim için üzülen biri varsa, sanmıyorum ama, üzülmesin. ben, ne bir ağıta ne de bir damla yaşa değerim.
4 ağustos 2025 başkalarının kırık dökük kalbini ellerimle toplarken, kendi paramparça ruhumu halının altına süpürdüm.
3 ağustos 2025 ruhum, varlığından bile bihaber olduğum arzuların labirentinde kaybolmuş; görmediğim düşlerin peşinde tükenmek, kördüğüm olmuş bir aptallıktan başka nedir ki?
20 temmuz 2025 amacım, bir çeşit hasar kontrolü yapıp onun sonucuna göre davranmaktı. lâkin kimsenin öncelikler hiyerarşisinde orta sıralarda bile yer bulamadığımdan, bu da hüsranla noktalandı.
13 temmuz 2025 her şey beklediğimden de kötü ilerledi. yutkunamıyorum. göğsüm, kibrit kutusuna sıkıştırılmış gibi. göz kapaklarım ise taşkın sularını zor zapt eden baraj kapakları gibi direniyor. belki de on beş yıl oldu böyle bir şey yaşamayalı. umarım devamı ve sonu, o eski günlere benzemez. aslında tüm bu yükü bir anlığına da olsa
22 haziran 2025 nihayet, bu kasabanın doksan günlük boğucu ağırlığından sonra bir haftalık da olsa soluklanma fırsatı elime geçti. nicelerinin düşlerini süsleyen, belki ömürlerinde ancak bir iki kez görebileceği "memleketim" dediğim yere, bir haftalığına da olsa gidecek olmama sevinmem gerekirdi; normali buydu. oysa derin bir keder içindeyim. birkaç günlük saadet vehmi,